Ömer Faruk Reca kardeşimi 1 MAYIS'IN GÖZYAŞLARI isimli bu kitabından dolayı tebrik ediyorum. Kitap muhteşem bir çalışma olmuş. 1 Mayıs İşçi Hareketi’nin bilinmeyen yönlerine dair önemli bir açığı dolduruyor
PROF. DR.MEHMET ALTAN
Ömer Faruk Reca dostumun 1 Mayıs'ın Gözyaşları isimli bu çalışması hakikaten 1 Mayıs İşçi Bayramı'nın bilinmeyen yönleri açısından bir ilk diyebilirim. Kitabın basımından önceki çıktılarını incelediğimde ilginç bilgilere rastladım. Ömer Faruk, 1 Mayıs'ın ana damarını yakalamış; emeğin ve emekçinin ne olduğunu tarafsız olarak gözler önüne sermiş. Hayatın sadece siyasetten ibaret olmadığını, acısıyla, hüznüyle, dayanışmasıyla hayatımızın sosyal bir yönünün de olduğunu duygulanarak anlıyorsunuz. Yeryüzünde tüm insanların aslında aynı şeylerin mücadelesini verdiğini idrak ediyorsunuz. Yani acıyı ve bir o kadar da varoluşu en iyi hissedişin köşebaşında insan var... Roman dilinde olan bu araştırma okurken sıkmıyor insanı. Alacakaranlıkta sokak sahneleri. Ağaçların çıplak dalları ile evlerin amber ışıklı pencereleri... Mevsim her zaman sonbaharda ya da kış... Kasım'ın kasveti... Camlar buğulu... Her an hiçbir şey olmayacak hissi uyandıran puslu hava... Vitrinler eşsiz görüntülerini yağmur kaygan sokaklarında yansıtıyordu. Solitary yürüteçler. Moonlight, lime lime olmuş bulutlar, turquvaz gökyüzü. Gizemli bir atmosfer, yarım kalan beklentisiyle... ve ağıtsal randevulaşmalar... İşte bu resim tam olarak 1 Mayıs'ın Gözyaşları'nda geçiyor. Kitabı okurken Victor Hugo'nun Jan Valjan’ı, Dostoyevski’nin Raskolnikov'u akla geliyor, sizi bambaşka dünyalara götürüyor. Bence 1 Mayıs'ın Gözyaşları Türkiye'de bir ilk. Kitabı samimi duygularımla herkese tavsiye ediyorum. Ömer Faruk Reca dostumu bu kıymetli çalışmasından dolayı tebrik ediyorum.
CEZMİ ERSÖZ
1 Mayıs'ın Gözyaşları
Nasıl Darbe Yaptım
KENAN EVREN, 1980 darbesinin mimarı. Şimdi yargı önüne çıkmaya ve hesap vermeye hazırlanıyor. Savcı iddanamesinde ne diyor, Evren savunmasında neleri gerekçe gösteriyor? Evrene verilecek ceza ne olacak ? 12 Eylül 1980 ihtilalinin ardından 30 yıldan fazla bir zaman geçti. Her on yılda bir ihtilal yapılan ülkemizde 30 yıldır alışılagelen türden ihtilal olmuyor. Farklı dönemlerde « postmodern » tabir edilen türden müdahaleler oldu. Bu tür müdahalelere halkın tepkisi de sert oldu. Bu kitapta 12 Eylül’ün anatomisini bulacaksınız. Kenan Evren’in ihtilal yaptığında söyledikleri, radyo ve televizyon konuşmaları, gazetecilerle yaptığı basın toplantıları, yapılması planlanan anayasanın içeriği, anayasa için halk oylamasına giderken söylediği tehditkâr sözler ve « dengelemek » için sağcı ve solcu gençlerden idam edilenler, hayatlarını idam sehpasında noktalayan liseli masum gençlerin idamdan on dakika önce ailelerine kelepçeli elleriyle yazdıkları hüzünlü mektuplar bu kitapta okurla buluşuyor. Okurken ihtilallerin gerçek yüzünü, mağduriyetin ne demek olduğunu, demokrasinin ne denli önemli olduğunu, ülkenin karanlık güçler tarafından nerelere sürüklenmek istendiğini ibretle okuyacak ve idam edilen gençlerin cesetlerinin bile ailelerine verilmek istemediğini görecek, ürpereceksiniz. Yakın tarih için de önemli bir kaynak olan bu kitap, okuru gerçeklerle yüzleştiriyor.
Aşka Dönüş
Mauro (Mevlud) Martino
‘Modern zaman muhaciri’ Mauro (Mevlud) Martino, on binlerce kişinin okuduğu Rücu isimli romanının ardından yine çok beğenilecek bir romanla okurunu mistik bir yolculuğa davet ediyor…
Zifiri karanlık kuyulardan başlayan bir yolculuğun sonu Aşk olabilir mi? İnsan hakikate nasıl ulaşır? Varlığın özü sevgiyse, sevginin özü nedir? Romanımızın kahramanı tüm bu soruların cevabını bulmak için çıktığı yolculukta hem “hakikat”i hem de Tolstoy’un sorduğu “insan ne ile yaşar?” sorusunun cevabını keşfediyor…
“Bir gün tüm bunları kâğıda döktüğümde İstanbul’daki tanıdıklarımı da ekleyeceğimi biliyordum. Aspendos’daki, Allah’a ve Allah’ın yarattıklarına sevgisi olan harika, mistik insanları da... Kaderimde İstanbul ve Aspendos vardı ve New York’u da, Phiadelphia’yı da ve Toronto’yu da İstanbul’da yaşayabileceğimi yürekten biliyordum. Bunu, Aspendos’a henüz varmamış olmama rağmen mistik biçimde açıkladığı birçok sırdan biliyordum. İsmen olmasa da ruhlarıyla, nefesleriyle, düşünce, hayal gücü ve ev sahiplerinin en kutsalına olan inançla tüm herkesi öyle ya da böyle katacaktım. Beni çoktan unutmuş olsalar da bir zamanlar tanımış olduklarım da dâhil olmak üzere herkes bir gün yazacağım bu kitapta yer alacağından emin olabilirdi.”
Dua ile Korunma
Dünya 2000 yılının başlamasıyla birlikte adeta bir dua iklimine girdi ve hiç olmadığı kadar dua etmeye başladı. Dua hakkında yazılan birçok kitap ve dua üzerine yapılan çeşitli deneyler, çalışmalar, duanın gücünü ve esrarını çözmeye, anlamaya çalışıyorlar. Sadece din adamları veya ilahiyatçılar değil, laboratuar ortamında çalışan ve “görmediğine inanmayan” bilim adamları da duanın gücünü keşfetmeye soyundu ve bunda da başarılı oldular.
İnsanlığın yaşadığı kargaşa ortamı, bulanık havalar, buhranlar, terör, gerginlikler, toplumlar ve milletlerarası tahammülsüzlükler, savaşlar, bir yığın manevi ve psikolojik rahatsızlıklar getirip acizliğimizi ortaya koydu. Bu durum, topyekûn insanlığı, elinden tutup kurtaracak, buhran ve bunalımlarına çare olacak, şikâyet ve dertlerini dinleyip anlayacak, acı ve ıstıraplarını hafifletecek, sığınacak bir yer aramaya sevk etti. Bu da, herkesin ve her şeyin üstünde bir güç olmalıydı ki, olanlara “dur!” diyebilsin; çıkarsız, beklentisiz bir sevgi ve şefkatle sevip istek ve ihtiyaçlarına cevap verebilsin… Dünya ve dünya üzerinde ne böyle bir makam ve mevki var ne de böyle bir güç ve kuvvet sahibi başka bir varlık… Bu yüzden sadece O’na dua etmek gerekiyor! Hem de içten ve yürekten…
Gelincikler ve Aşk
Sevda Kıdeyş
‟Gelincik narin ve ince
Üzerinde tülden bir hece
Rüzgâr bile korkar değmeye
Gelincik, yalnız ve ince…”
İçsel bir Yolculuğun romanı Gelincikler ve Aşk, aşkın renklerle olan dost hikayesini anlatır. Gelincik çiçeğinin rengini ve ömürünü aşka benzetir. Bu roman kendiyle tanışmak isteyenlerin romanı olabilir. Okuyucu, içerisindeki renk ve duygulardan kendine uygun olanı seçecek, hayatın iyi ve kötü yanlarını görmenin farkındalığına varmanın hazzını yaşayacaktır.





